Özgün Masallar

Kayıp Balığın Macerası

Derin mavi denizlerin bir köşesinde, Kayıp Balık Fin adında küçük, parlak pullu bir balık yaşardı. Fin, oldukça meraklıydı ve bu özelliği başına sıkça iş açardı. Bir gün, denizin dibindeki eski bir gemi enkazını keşfetmek için ailesinden habersiz yola çıktı. Ancak bilmediği bir şey vardı: O geminin etrafında tuhaf bir sis dolaşıyordu ve içinde gizemli bir güç barındırıyordu.

Fin gemiye yaklaştığında, sis aniden yoğunlaştı ve yollarını kaybetmesine neden oldu. Panik içinde etrafına bakındı, ama artık evinin yolunu bulamıyordu. Sislerin arasından bir ses yükseldi: “Buraya neden geldin, küçük balık?” Bu, bilge bir mürekkep balığı olan Usta Nuru idi. Nuru, uzun yıllardır denizin derinliklerinde yaşayan ve kaybolmuş deniz canlılarına rehberlik eden bir bilgeydi.

Fin, dürüstçe neden burada olduğunu anlattı. Nuru, ona şöyle dedi: “Merak iyidir, ama merakını yönetemezsen başını belaya sokar. Eğer evine dönmek istiyorsan cesaretini ve aklını kullanmalısın.” Nuru, Fin’e bir ipucu verdi: Geminin içinde parlayan bir inci vardı ve bu inci, sislerin kaybolmasını sağlayacak anahtardı.

Fin, korkularını bir kenara bırakarak gemiye girdi. Dar geçitlerden ve karanlık köşelerden geçti. Sonunda incinin olduğu odaya ulaştı. Ama inciyi koruyan dev bir yengeç, Fin’e geçit vermiyordu. Fin, yengece zarar vermek istemiyordu. Bunun yerine nazik bir şekilde konuşmayı denedi. Yengeç, Fin’in cesareti ve saygılı tavrından etkilenerek inciyi ona verdi.

Fin inciyi tutunca sisler kayboldu ve deniz yeniden berraklaştı. Usta Nuru, ona yolu göstererek ailesine dönmesini sağladı. Fin, ailesine sarılırken şöyle düşündü: “Merak etmek güzel, ama sevdiklerime haber vermeden asla bir yere gitmeyeceğim.”

Ana fikir: Merak etmek bizi keşiflere yönlendirebilir, ama sorumluluk ve cesaret olmadan tehlikeli olabilir. Sevdiklerimizden destek almak her zaman önemlidir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu