Çirkin Ördek Yavrusu

Bir yaz sabahı, büyük bir çiftlikte bir ördek anne, yumurtalarının çatlamasını bekliyordu. Altı yumurta hızla çatladı ve içlerinden sevimli, tüylü ördek yavruları çıktı. Ancak, son yumurta diğerlerinden çok daha büyüktü ve çatlaması daha uzun sürdü.
Sonunda yumurta çatladığında, içinden büyük, gri ve diğerlerinden oldukça farklı bir yavru çıktı. Diğer yavrular sarı ve yumuşak tüylere sahipken, bu yavru gri ve tüyleri dağınıktı. Ördek anne ona bakarak, “Sen biraz farklı görünüyorsun, ama sen de benim yavrumsun,” dedi.
Çiftlikteki diğer hayvanlar bu yavruyla alay etmeye başladılar. Ona “çirkin ördek” diyorlardı. Diğer ördek yavruları bile onunla oyun oynamıyor, onu dışlıyorlardı. Zavallı çirkin ördek, çok üzgündü. Çiftlikte kalamayacağını düşünerek bir gün kaçmaya karar verdi.
Ormanda günlerce dolaştı. Kimi hayvanlar ona acıyarak yardım etti, kimileri ise onunla dalga geçti. Bir gün, bir göl kenarına geldi ve suyun yüzeyinde yüzlerce zarif kuğu gördü. Çirkin ördek, onların güzelliğini hayranlıkla izledi.
“Keşke onlar gibi güzel olabilseydim,” diye düşündü.
Zaman geçti. Göl kenarında yalnız yaşarken, soğuk kış aylarını atlattı. Bahar geldiğinde, suyun yüzeyine bakınca kendi yansımasını gördü. Artık büyük ve zarif bir kuğu olmuştu! Göl kenarındaki diğer kuğular da onun güzelliğine hayran kaldılar ve aralarına aldılar.
O an çirkin ördek yavrusu anladı: “Ben hiçbir zaman çirkin değildim, sadece doğru zamanı bekliyordum.”
Bu masal, sabır ve kendine inanmanın gücünü anlatır. Dış görünüşümüz ya da başkalarının hakkımızda söyledikleri değil, içimizdeki değer önemlidir.
MASAL DİNLE: