Klasik Masallar

Minik Serçe ve Büyük Hayal

Bir zamanlar, büyük bir ormanın hemen kenarında, küçük bir serçe ailesi yaşardı. Bu serçe ailesinin en küçük üyesi olan Mino, her zaman gökyüzünün ötesini merak ederdi. Diğer kuşlar gibi uzaklara uçmak yerine, her sabah ormanın kenarına oturur, dağların ardında neler olduğunu hayal ederdi.

“Bir gün, bu dağların ötesine uçacağım,” derdi Mino kendi kendine. Ama ne zaman uçmaya kalkışsa, kanatlarının küçüklüğü ve cesaretinin azlığı onu durdururdu.

Mino’nun ailesi ona, “Küçük kanatlarınla bu kadar büyük hayaller kurma, bizim için bu orman yeterli,” derdi. Ancak Mino, kalbinde bir gün bu büyük hayalini gerçekleştireceğine dair güçlü bir inanç taşıyordu.

Bir gün, ormanda büyük bir fırtına koptu. Rüzgâr öyle sert esiyordu ki, ağaçlar sallanıyor, dallar kırılıyordu. Mino, ailesiyle birlikte yuvasında kalmaya çalıştı. Fırtına dindiğinde, orman sakinleri yıkılan dallar ve bozulan yuvaları onarmaya başladı. İşte tam o sırada, Mino yerde bir parlak tüy buldu. Bu tüy, gökkuşağının renklerini taşıyordu ve rüzgârda pırıl pırıl parlıyordu.

Mino tüyü eline alıp, yaşlı bir baykuşa gösterdi. Baykuş, bu tüyün dağların ardında yaşayan Gökkuşağı Kuşuna ait olduğunu söyledi. Gökkuşağı Kuşu, sadece cesaret ve kararlılıkla bu zorlu dağları aşabilenlere yardım ederdi.

Mino, kararını verdi: Dağların ötesine uçup bu gizemli kuşu bulacaktı. Herkes, “Bu çok tehlikeli! Küçük kanatlarınla bu yolculuğu yapamazsın,” dese de, Mino kalbindeki cesarete kulak verdi.

Yolculuğuna başlayan Mino, rüzgârla savaşarak ilerledi. Yorulduğu anlarda parlayan tüy ona umut verdi. “Biraz daha dayan,” diyordu kendi kendine. Yol boyunca başka hayvanlarla tanıştı. Bir sincaptan yiyecek aldı, bir kaplumbağadan sabır öğrendi.

Sonunda, dağların zirvesine ulaştı ve orada, rengârenk tüylerle kaplı Gökkuşağı Kuşunu buldu. Kuş, Mino’ya gülümsedi. “Bana bu tüyü geri getirdiğin için teşekkür ederim,” dedi. “Ama daha da önemlisi, küçük kanatlarınla bu kadar büyük bir cesaret göstermen.”

Gökkuşağı Kuşu, Mino’ya harika bir ödül verdi. Ona, kendi parlak tüylerinden birini hediye etti ve şöyle dedi: “Bu tüy, sana her zaman hayal gücünün ve cesaretinin ne kadar güçlü olduğunu hatırlatacak. Çünkü bazen en büyük hayalleri gerçekleştirmek için en küçük kanatlar bile yeterlidir.”

Mino, ormanına döndüğünde, diğer kuşlar hayretler içinde onun macerasını dinlediler. Artık Mino, sadece küçük bir serçe değil, cesaretin ve hayallerin sembolü olmuştu.


Masalın Anafikri: Hayallerinin peşinden gitmek için cesarete ihtiyaç vardır. Boyutun, gücün ya da diğerlerinin ne düşündüğü önemli değildir. Eğer inanırsan, her engeli aşabilir ve hayallerini gerçekleştirebilirsin.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu