Nasrettin Hoca Masalları

Nasrettin Hoca ve Tembel Evlat

Bir zamanlar Nasrettin Hoca’nın yaşadığı köyde, genç bir delikanlı olan Hasan, tembelliği ile ünlüydü. Güneşi batırmak, güneşi doğurmak gibi işleri bir kenara bırakın, sabahları kalkmak bile onun için bir işkenceydi. Annesi sürekli ona ev işlerini yapması için ricada bulunur, fakat Hasan hep bir bahaneyle bu görevlerden kaçınırdı.

Bir gün Hasan’ın annesi dayanamayarak Nasrettin Hoca’dan yardım istemeye karar verdi. Hoca, köyde her zaman başvurulan kişi olduğu için, annesi ona gidip durumunu anlattı. “Hoca,” dedi kadın, “Hasan’a bir türlü laf anlatamıyorum. Her gün uyandığında bir şeyler yapması için onu uyarıyorum ama o hep tembellik yapıyor. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Yardım eder misiniz?”

Nasrettin Hoca, kadının derdini dinledikten sonra bir süre düşündü ve ardından sakin bir şekilde, “Merak etmeyin, Hanım, ben bir çözüm bulurum. Hasan’a biraz ders vereceğim ama sizin de sabırlı olmanız gerekecek,” dedi.

Ertesi gün Nasrettin Hoca, Hasan’ı ziyaret etmek üzere evlerine gitti. Hoca, Hasan’ı yatağında uykuda buldu. Hoca, gülümseyerek Hasan’ın annesine dönüp, “Bir süre bekleyin, Hasan’ı uyandırmanın yolunu bulacağım,” dedi.

Bir süre sonra Nasrettin Hoca, Hasan’ın odasına girdi. Şöyle yüksek sesle bir dua okumaya başladı: “Ey Rabbim, bu genç tembelliğinden kurtulmalı ve ev işlerinde yardım etmeli. Güçlü ve çalışkan bir insan olsun!”

Nasrettin Hoca, bir süre dua ettikten sonra odadan çıktı ve Hasan’ın annesine döndü. “Hasan’ı uyandırdım, şimdi bekleyelim,” dedi.

Hasan’ın annesi şaşkın bir şekilde Hoca’yı izledi. “Ama Hoca, oğlum hala uyanmadı, neden dua ettiniz? Şimdi nasıl uyandıracağız?” diye sordu.

Nasrettin Hoca gülerek, “Sabırla bekleyin, şimdi zamanı geldiğinde Hasan uyanacak. Onun tembellikten kurtulmasının en iyi yolu dua ve sabırla onu ikna etmektir,” dedi.

Bir süre sonra, Hasan nihayet uyanmaya başladı. Yavaşça gözlerini açtı ve yorganını üzerinden attı. Ancak bir gariplik vardı. Oğlan, gözlerini açtıktan sonra ilk olarak, Hoca’nın dua okurken söylediklerini hatırlayıp, birdenbire “Anne, bugün ne yapmam gerektiğini biliyorum!” dedi.

Annesi şaşkınlıkla, “Gerçekten mi? Hoca ne yaptı?” diye sordu.

Hasan, Hoca’nın dua ettiğini ve onun sözlerini düşündükçe birden içindeki tembelliği yeneceğine karar verdiğini söyledi. O günden sonra Hasan, sabahları erken kalkarak ev işlerine yardım etmeye başladı. O kadar ki, artık annesine yardım etmek için yarışan bir delikanlı haline gelmişti.

Nasrettin Hoca, Hasan’ın ev işlerine yardım etmeye başladığını ve tembelliğini bırakmasını görünce mutlu oldu. “Görüyor musunuz?” dedi. “Bazen insanlara doğrudan bir şey öğretmek gerekmez. Onlara doğru yolu göstermek, bazen de bir dua ya da dersle onları uyandırmak yeterlidir.”

Hasan’ın annesi, Nasrettin Hoca’ya teşekkür etti ve “Hoca, gerçekten büyük bir iş başardınız. Oğlum artık tembellikten kurtuldu,” dedi.

Hoca gülerek, “Evlatları eğitmek bazen kolay olmaz ama sabırla, doğru adımlarla onlar da doğru yolu bulurlar. Önemli olan onları doğru zamanla ve doğru şekilde yönlendirmektir,” dedi.

Ve o günden sonra, Hasan artık sadece ev işlerinde değil, köyde de çalışkanlığıyla tanınmaya başladı. Nasrettin Hoca, bir kez daha sabrın ve doğru yaklaşımın önemini köy halkına göstermişti. Tembellikten kurtulmak, bir dua ve birkaç doğru kelimeyle mümkün olmuştu. Hasan ve annesi, Hoca’nın öğütleriyle hayatlarına daha verimli bir şekilde devam ettiler.

Masal Dinle:

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu