Nasrettin Hoca Masalları

Nasrettin Hoca ve Akıllı İneği

Bir gün Nasrettin Hoca, köyün yakınındaki ormanlık alanda yürüyüş yapıyordu. Hava güneşli ve güzeldi, kuşlar cıvıldıyor, ağaçların arasında hafif bir esinti vardı. Hoca, zihninde bir takım düşüncelerle yürürken, gözleri uzakta bir şeyi fark etti: bir ineği ve yanında oldukça şaşkın bir şekilde yürüyen köylüyü. Hoca, yaklaşarak ne olduğunu öğrenmek istedi.

Köylü, Nasrettin Hoca’ya doğru geldi ve “Hoca, bu ineğimi çok seviyorum ama son günlerde bana hiç söz dinletemiyorum. O kadar huysuzlaştı ki, sabahları sabah yedisi bile geçmeden bu ineği bulmak için ormanın derinliklerine kadar gitmek zorunda kalıyorum,” dedi.

Nasrettin Hoca gülümseyerek köylüye baktı. “O zaman ona akıl vermeyi denedin mi?” diye sordu.

Köylü şaşkın bir şekilde “Nasıl yani, ineğe akıl mı verilir? O sadece bir hayvan,” dedi.

Hoca, biraz daha yaklaşıp ineği inceledi ve sonra köylüye döndü. “Aslında ineğin de aklı vardır, ama ona nasıl akıl vereceğini bilmen gerekiyor. Sana yardımcı olabilirim.”

Köylü, Hoca’nın sözlerinden bir şeyler anlamış gibi gözlerini büyükçe açtı ve “Gerçekten, Hoca? O zaman ona bir şey öğretirseniz, çok sevinirim!” dedi.

Nasrettin Hoca, “Peki, izlediğim bir yöntem var, ama önce seni bir test edelim,” dedi. “İlk olarak, ineğin bir yere gitmek istediğinde, onu kışkırtmadan ve sinirlendirmeden peşinden gitmeye başlayacağız. Ama bu sırada, sabırlı ve dikkatli olmalısın.”

Köylü, Nasrettin Hoca’nın söylediklerini dikkatle dinledi ve Hoca ile birlikte ineği takibe başladı. İnek, sabah erkenden bulduğu otu yiyip dolaşmaya başlamıştı. Nasrettin Hoca ve köylü, ineği izlerken, köylü her hareketine dikkat etti. Bir süre sonra Hoca durdu ve “İşte bu, senin ilk akıl verdiğin hareket olmalı,” dedi.

Köylü anlamış bir şekilde Hoca’ya bakarak, “Ne yapmam gerektiğini anladım, Hoca. Bunu her gün yapmalıyım, değil mi?” diye sordu.

Nasrettin Hoca, gülerek “Evet, sabır ve dikkat önemli. Ama, bir başka önemli şey daha var. İneğe her zaman bir ödül ver. Yani, her iyi davranışını ödüllendir. O zaman o da sana daha fazla yardımcı olacak.” dedi.

Köylü, Hoca’nın sözlerini iyice kafasında yerleştirdi. “Tamam, Hoca. O zaman ona her gün biraz ot vereceğim ve sabırla takip edeceğim. Bu işe yarar mı?” diye sordu.

Nasrettin Hoca, gülümseyerek başını salladı. “Evet, işte bu doğru yöntem. Akıl vermek, sabırlı olmak ve ödüllerle motive etmek gerekir. Ama aynı zamanda ona güleryüzle yaklaşmak da önemli. Hayvanlar da insan gibi duygusal varlıklardır, onları doğru şekilde eğitmek gerekir.”

Köylü, bu öğütlerden çok etkilendi ve ineğini eğitmeye başladığı günlerde, gerçekten de ineğin davranışları değişmeye başladı. Artık inek, köylüsüne daha yakın davranıyor, sabahları ormana gitmeden önce ona doğru yürüyüp, izlediği yolu sakin bir şekilde takip ediyordu. Bir süre sonra köylü, Nasrettin Hoca’ya teşekkür etmek için ona bir yiyecek gönderdi.

Nasrettin Hoca, yiyecekleri kabul etti ve köylüye bir kez daha gülerek şöyle dedi: “Unutma, akıl ve sabır her zaman başarının anahtarıdır. Bu ineğe gösterdiğin sabır ve anlayış, seni bir adım daha ileriye götürecektir.”

Köylü, Nasrettin Hoca’nın söylediği gibi, her gün ineğiyle vakit geçirerek sabırlı bir şekilde onu eğitmeye devam etti. Zamanla, ineği de ona itaat etmeye başladı ve köylü, bu durumu mutlulukla karşıladı. Akıllı inek artık sadece sabahları rahatça evine geliyordu, aynı zamanda köylüyle birlikte tarlalara gitmek için de gönüllüydü.

Ve böylece, Nasrettin Hoca’nın verdiği akıl sayesinde, köylü sadece ineğini eğitmekle kalmamış, aynı zamanda sabrın ve doğru yaklaşımın, her türlü hayvanla bile iletişim kurmada önemli bir rol oynadığını öğrenmişti. Hoca’nın verdiği ders, yalnızca ineğe değil, köylüye de çok değerli bir yaşam dersini öğretmişti.

Masal Dinle:

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu